Denizli 37°C
24 Ağustos 2019 - Cumartesi
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Hüsamettin TAT

AFYONLU ÂŞIK NANECİ AHMET

Malum, her ne kadar da 36 yıldır Denizli de otursam da doğduğum yer Afyonkarahisarın Başmakçı ilçesi. O yüzden zaman zaman yazılarımda Afyonkarahisar kültürüne de yer ayırmam gerekiyor. Doğduğum il için belki tam olarak haklarını ödeyemem ama vefalı da olmak lazım. O yüzden bu günkü yazımı hemşerim İrfan Ünver Nasrattınoğlunun yazdığı Afyonkarahisar Folklor, Edebiyat ve Kültür Araştırmaları kitabından Âşık Naneci Ahmet’i size tanıtmak istedim.

Afyonkarahisarlı Âşık Naneci Ahmet’in asıl adı, Ahmet Özbakar’dır 1326 (1910) yılında Afyonkarahisar’a bağlı Sincanlı ilçesinin Sinir (Tınaztepe) kasabasında dünyaya gelmiştir. Babası Çanakkale savaşında şehit düşen Sapıcıoğlu Ali’dir. Kayadibi köyünde yaşayan dedesi Molla Hüseyin’in yanında büyümüş, çiftçilik yapmıştır. Öğrenim görmemiş, okuma yazmayı kendi kendine öğrenmiştir. İki kez evlenmiş ve bu evliliklerinden beş çocuğu olmuş ancak bunların dördü çeşitli yaşlarda vefat etmiş sadece halen Bursa’da hastabakıcı olarak çalışmakta olan bir oğlu yaşamaktadır.

1950 yılında Afyonkarahisara gelerek, Olucak mahallesine yerleşen Ahmet, bu tarihten itibaren sokak satıcılığına başlamıştır. Önceleri anonim ya da yazarı bilinen maniler söyleyerek nane şekeri satarken, bir gece rüyasında gördüğü bir Pir’in elinden dolu içmiş ve bundan sonra dili çözülerek kendi yarattığı manileri söylemeye başlamıştır. Yani Ahmet Özbakar, badeli âşıklarımızdan biridir.

Naneci Ahmet ilerlemiş yaşına rağmen bu gün bile sokak satıcılığını sürdürmesinin nedenini şöyle izah etmektedir. “Bana yukarıdan emir geldi, ölünceye kadar mani ve şiir söyleyecek, dinime, milletime, insanlığa hizmet edeceğim…”

Ahmet Özbakar, Afyonkarahisar da Âşık Ahmet veya Naneci Ahmet olarak tanınır. Ancak, Ahmet’in şairliği âşık tarzı şiirler yazmasından, ya da irticalen maniler söylemesinden kaynaklanır. Zira O, saz çalamaz fakat özellikle manilerini kendine özgü makam ile söyler.

Naneci Ahmet’in şiirlerine baktığımızda da, O’na, dört dörtlük bir âşık ya da şair diyebilmemiz mümkün değildir. Çünkü şiirlerinde halk şiiri geleneğinin bütün kurallarına uyulmadığı görülmektedir. Mesela, kafiyeler sağlam olmasına rağmen, vezin yoktur. Bunda O’nun ümmü oluşu, bir hocadan ders almayışı, şiiri bilmeyişi önemli etkendir. Oysa ki, vaktiyle elinden tutulup, âşıklık ve halk şiiri geleneği hususunda kendine yardımcı olunsaydı naneci Ahmet den mükemmel bir âşık yaratılabilinirdi. Naneci Ahmet’in şiirleri dinsel ağırlıklıdır. İslam büyükleri, evliyalar, O’nun şiirlerinin başkahramanlarıdır.

“Besmele ile kalemi aldım elime

Hak söyletti bu yazıyı dilime

Din ile iman olur yoldaş canıma

Söğmeyin kardeşler dine imana.”

Dörtlüğü ile başlayıp,17 dörtlükle sona eren “Dini Ögütler”ini tek yapraklı bir kâğıda bastırarak, Pazar yerlerinde sokaklarda satmaktadır. Ahmet Özbakar’ın yüzlerce şiiri ile bini aşkın manilerini gördük ve değerlendirdik. Bunların bazıları birbirinin tekrarı, bazıları ise anonim. Bazı şiirlerin etkisiyle yazılmış veya söylenmiştir.

Çalışmaları üç gurupta toplanmıştır. Nane satışı manileri, Evliyalar için söylenen dörtlükler ve diğer şiirler. Bu bildirimin asıl amacı, bir sokak satıcısının, nane şekeri satarak, irticalen maniler söyleyebilme yeteneğiyle geçim sağlayabilmekte oluşunu ortaya koymak; böylelikle köklü bir geleneğin hala yaşamakta olduğunu belgelemektir.

 

Hüsamettin TAT diğer köşe yazıları
KAŞGARLI MAHMUD2019-07-27 06:36:27
ÖNCE NİYET2019-07-20 06:14:52
ADI FİRUZE2019-07-13 10:45:00
YAŞASIN HAYAT2019-06-22 06:02:21
AREFE2019-06-01 11:28:05
 1  2  3  4  5  6  7  ...  12  13  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 13 sayfa var.
Bu kategoride 126 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web