Denizli 23°C
28 Ekim 2020 - Çarşamba
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Metin Alkan

ABDEST ESNASINDA

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

 Abdest Esnasında Söylenecek Söz 133. Ebû Hüreyre (r.a.) rivayet ediyor: "Ey Ebû Hüreyre, abdest aldığın zaman "Allah'ın ismiy¬le, Allah'a hamd olsun" de. Eğer abdestini bozmama konu¬sunda kendini tutabilirsen o abdestini bozuncaya kadar sana sevap yazılır."[497] Hayber Yahudilerinin Cezalandırılması 334. Abdullah bin Ömer (r.a.) rivayet ediyor: Resûlullah (s.a.v.) Hayber'i toprak ve hurma mahsulü¬nün yarısı karşılığında yerlilerinin elinde bıraktı.[498] 124 numaralı hadiste Resûlullahın Medine ve civarında bulu¬nan Yahudilerle Medine'yi müşterek düşmanlarına karşı korumak üzere antlaşma yaptığını, Kurayzaoğulları Yahudilerinin bu antlaşmayı bozduğunu, bununla da kalmayarak müşriklere yardım ederek Müslümanları arkadan vurduğunu, Resûlullahın da Al¬lah'ın emri ile onları cezalandırdığını ifâde etmiştik. Medine'de bulunan ve Resûlullah ile yaptıkları antlaşmayı bozan Yahudi kabilelerinden birisi de Hayber Yahudileri idi.

Hayber, Yahudilerin adetâ bir kalesi hüviyetindeydi ve tehlike gün geçtikçe artıyordu. Hayber Yahudileri, Mekke müşriklerine bir heyet göndererek şöyle bir teklifte bulunmuşlardı: "Muhammed'in işini bitirinceye kadar biz de sizin yanınızda bulunacak, sizinle birlikte iş birliği yapacağız. Muhammed'e düşmanlık ve onunla çarpışmak hususunda sizinle antlaşma yapalım." Bu teklif müşriklerin çok hoşuna gitmiş, hemen bir antlaşma yapmışlardı. Aynı heyet oradan da Gatafan kabilesine gitmişler, onları da peygamberimize karşı savaşmak hususunda kışkırtmışlardı. Karşılığında Hayber'in bir yıllık hurma mahsulünü vermeyi teklif etmişlerdi. Sonra da çevredeki bütün Arap kabilelerine uğramışlar ve hepsini Peygamberimize karşı kışkırtmışlardı. İşte bütün bu gayretler neticesinde müşrikler 131 numaralı hadisin izahında yer verdiğimiz gibi, on bin kişilik bir ordu ile Mekke üzerine yürümüşlerdi. Peygamberimiz Hendek Savaşında müşrik ordusunu hezimete uğratır uğratmaz onlara yardım eden, Müslümanlara ihanette bulunan diğer bir Yahudi kavmi olan Kurayzaoğullarını cezalandırmıştı. 124 numaralı hadisin izahına bakınız.) Bu durum Hayber Yahudilerini fazlasıyla korkuttu. Sıranın kendilerine geldiğini çok iyi biliyorlardı. Bir araya geldiler, durum değerlendirmesi yaptılar.

İçlerinden Sellâm bin Mişkem şöyle bir teklif sundu: "O bizim üzerimize yürümeden biz bütün Hayber Yahudileriyle onun üzerine yürüyelim. Teyma, Fedek ve Vadilkurâ Yahu¬dilerini de yanımıza alalım. Yurdunun ortasında onunla eski ve şimdiki hıncımızla savaşalım." Hayber Yahudileri bu tekli yerinde buldular, "İşte yerinde olan görüş budur" dediler. Peygamberimiz onların bütün bu faaliyetlerinden haberdardı. Onları cezalandırmayı istiyordu. Fakat Hayber Yahudileri Kureyşlilerle bir antlaşma yapmışlardı. Bu antlaşmaya göre Peygamberimiz Hayber Yahudilerinin üzerine yürüdüğünde Mekke müşrikleri Medine üzerine baskın düzenleyeceklerdi. Mekke müşrikleri üzerine gittiğinde de Hayber Yahudileri Medine'ye baskın düzenleyeceklerdi. Bütün bunlar Hayber'de toplanan Yahudilerin gün geçtikçe Medine'de kurulan İslâm devleti için ne büyük bir tehlike teşkil ettiğini açıkça gösteriyordu. Bunun için Peygamberimiz müşrikler tarafını garantiye almadan Hayber üzerine yürümeyi uygun bulmuyordu. Nihayet Yüce Rabbimiz bunu Resulüne nasip etti.

Peygamberimiz Hudeybiye'de müşriklerle bir antlaşma yaptı. Bu antlaşmanın bir maddesinde on yıl müddetle Müslümanlarla müşriklerin birbirlerine saldırmayacakları şartı vardı. Takip ettiği ince siyâsetle böylece müşrik tehlikesini bertaraf eden Peygamberimiz Hayber Yahudilerini rahatlıkla cezalandırabilirdi. Bu arada Üseyr isimli bir Yahudi Gatafanları Müslümanlara karşı savaşmaya ikna etmiş ve onları Hayber kalelerine yerleştirmişti. Yaptığı konuşmada Yahudileri Peygamberimize karşı iyice kışkırtmış, onları Medine üzerine hücuma hazırlamıştı. Peygamberimiz Hayber Yahudilerini kışkırtan Üseyr'e kendisini Hayber'e vali yapmayı, böylece kan dökülmesini durdurmayı teklif etti. Üseyr başlangıçta buna taraftar göründü ise de sonradan reddetti. Bundan sonra yapılacak tek şey kalmıştı: İslâm devleti için gün geçtikçe büyük bir tehlike olmaya devam eden Hayber Yahudilerini cezalandırmak. Peygamberimiz Sahabîlere savaş için hazırlanmalarını emretti. Hazırlıklar tamamlanınca da Hayber üzerine yürüdü. Kendilerini güçlü kuvvetli gören Yahudiler korkularından kalelerine sığındılar, dışarı çıkmadılar. Neticede Yahudilerin son kalesi olan Hayber Sahabîler tarafından fethedildi. Peygamberimiz Hayber Yahudilerini sürgün etmek istiyordu. Yahudiler ziraati iyi bildiklerini, izin verilirse topraklarında kalıp işletmek istediklerini bildirdiler.

Metin Alkan diğer köşe yazıları
 1  2  3  4  5  6  7  ...  10  11  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 11 sayfa var.
Bu kategoride 102 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web