İşadamlarından ortak deklarasyon
Adalet Bakanlığı tarafından çek kanununda değişiklik yapılması amacıyla başlatılan çalışmalar konusunda Denizlili işadamları ve kamuoyundan gelen teplikeler üzerine Denizli Ticaret Odası, Denizli Sanayi Odası ve Denizli Ticaret Borsası başkanları ortak görüş bildirdi. Ticaret Odası Başkanı Necdet Özer, Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci ve Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili’nin imzasını taşıyan ortak metinde, karşılıksız çeki suç olmaktan çıkaracak yasa tasırısı ile ilgili görüş ve önerilere yer verildi. Üç Oda başkanının ortak yayınladığı deklarasyon, Adalet Bakanı Sadullah Ergin başta olmak üzere; Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Denizli Milletvekilleri Nihat Zeybekçi, Mehmet Yüksel, Bilal Uçar, Nurcan Dalbudak, Adnan Keskin, Emin Haluk Ayhan ve İlhan Cihaner’e ayrı ayrı yazılı ve imzalı olarak gönderildi. Ticaret Odası Başkanı Necdet Özer, konunun üç oda tarafından takip edileceğini söyledi.
ORTAK METİN
Denizli Ticaret Odası Başkanı Necdet Özer, Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci ve Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili’nin imzasını taşıyan ortak metinde şu görüş ve önerilere yer verildi:
“Malumunuz üzere, Adalet Bakanlığımız tarafından Çek Kanunu'nda değişiklik yapılması amacıyla bir çalışma başlatılmıştır.
Görünüşte 'çek mağdurları' olarak adlandırılan sınırlı sayıdaki kişinin hapis cezalarının kaldırılmasını sağlayacak tasarı, gerçekte yeni ve çok sayıda mağdur yaratacak niteliktedir. Karşılıksız çekten dolayı verilen para cezalarının ödenmemesi nedeniyle hüküm giyen her bir borçluya karşılık, elindeki çekin karşılıksız çıkması yüzünden en az bin alacaklı gerçek mağdur haline gelmektedir.
Tasarının yasalaşması, ticaret hayatında alışverişlerin ve bunlara bağlı ödemelerin önemli ölçüde aksamasını da beraberinde getirecektir. Bugün itibarıyla çek, güvenilir bir ödeme aracı olarak kabul görmektedir. Kıymetli evrak niteliğindeki bu ödeme aracı, ülke ihtiyaçları ve ticari yaşamın işleyişleri sonucunda, dünyadaki uygulamaların aksine vadeli bir ödeme aracına dönüşmüştür. Kanun koyucu da bu durumu dikkate alarak vadeli çeki, yasal bir zemine kavuşturmuştur. Finansman ve Ödeme araçları, gelişmiş ülkelerden farklı olarak az sayıda ve çeşitlilikte olduğu ülkemizde ticaret yaşamı, büyük ölçüde vadeli bir yapıdadır. Bu gerçekler ışığında çek, Türk ticaret yaşamı canlandıran ve onun sürekliliğini sağlayan temel ödeme araçlarının en başında gelmektedir. Bu güvenin oluşturulmasında, hapis cezasına kadar varabilen yaptırımların payı inkar edilemez.
Hapis cezasının kalması ile borçlular çeklerini ödemekten imtina edebileceklerdir. Bu durumda olanlar için 10 yıl süre ile çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı biçimindeki idari yaptırımın pratikte pek bir caydırıcılığı yoktur.
Dolayısıyla karşılıksız çeki adeta suç olmaktan çıkaracak tasan, ticaret yaşamındaki güveni zedeleyebilecek ve çek kabul etmek zorunda kalan ticaret erbabım vadeli alımlarda bloke çek kullanmaya ya da teminat destekleri istemeye yönlendirebilecek, hatta çeki bir ödeme aracı olmaktan çıkabilecektir.
tş dünyasını rahatsız eden bu tasarının kamuoyuna yansıdığı biçimde çıkması halinde, ciddi sakıncalar doğuracağını düşünmekteyiz. Çekin güvenilir bir ödeme aracı olarak devamı için arkasında güçlü yaptırımların bulunmasının gerekli olduğu kanısındayız. Aksi takdirde sıradan bir ödeme aracına dönüşecek çekin, ticaret yaşamına hatırı sayıl ır darbe vuracağı endişesini taşımaktayız. Değerlendirme ve beklentilerimizin tasarıya yansıtdmasında gerekli çabayı göstereceğinize güveniyor, başarılarınızı devamım diliyoruz”