Denizli 30°C
25 Eylül 2020 - Cuma

“SAĞLIK ÇALIŞANLARININ HAKKI KARŞILIKSIZ KALMAMALI”

2020-08-08 12:10:24 |
Abdullah GÖNÜLTAŞ
“SAĞLIK ÇALIŞANLARININ HAKKI KARŞILIKSIZ KALMAMALI”

Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Rıza Hakan Erbay hasta ve hekim hakları hakkında gazetemize özel açıklamalarda bulundu. Erbay, pandemi sürecinde sağlıkçılara yönelik şiddetin devam ettiğini ve bu süreçte sağlık çalışanlarının çok büyük fedakarlıklar yaptığının altını çizdi.

Özellikle pandemi süresi boyunca devam eden hasta doktor ilişkilerinde doktorların hasta ya da hasta yakınları tarafından şiddete uğraması hekim haklarını ihlal ediyor. Hasta hakları yasalar ve Avrupa normları ile ön planda. Hastalar şikayetlerini Bimer ya da Cimer yoluyla ilgili bölümlere ulaştırabiliyorlar. Binlerce kişiye hizmet eden sağlık çalışanları ve hekimler, insanlara karşı sorumluluk sahibi olmak zorundalar. Hekimlere ve sağlık çalışanlarına yapılan her türlü şiddet toplumun zararına yönelik.

“DİL, DİN VE IRK AYRIMI GÖZETMİYORUZ”

Hasta haklarının Avrupa normları ile günümüzde ön planda olmasından bahseden Prof. Dr. Rıza Hakan Erbay, “Hastalar Bimer ve Cimer yoluyla haklarını arayabiliyorlar. Bir hak eksikliği varsa onun temini yoluna gidilmelidir.  Bir de hekim hakları var. Binlerce kişiye hizmet eden sağlık çalışanları ve hekimler insanlara karşı sorumludurlar. Eğer biri hekimlere ya da sağlık çalışanlarına şiddet gösterirse, sağlık çalışanları sadece bireye değil, binlerce kişiye karşı sorumluluğunu yerine getiremeyecek duruma getirilir. Hekime karşı yapılan her türlü şiddet binlerce insanın hakkını gasp etmektir.  Bu tarz olaylar toplumu derinden yaralıyor. Hekim hakları hem topluma karşı hem de bireye karşı oldukça önemlidir. Mesleğe başlamadan önce Hipokrat yemini eden hekimler, dil, din ve ırk ayrımı gözetmeden, ve yapılan her türlü operasyonun bilgilerini saklayan, mesleğe adanmış ve iyi yetişmiş bireylerdir” şeklinde konuştu.

“HEKİMLİK TOPLUMUN BİR DEĞERİDİR”

Türkiye’de doktor olabilmenin oldukça zor olduğu bu dönemlerde hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet kabul edilmez nitelikte. Tıp Fakültesi’ni kazanmak ve bitirmek oldukça meşakkatli bir süreç.  Fakülteyi kazandıktan sonra 6 yıl boyunca zorlu bir eğitimden geçen hekim adayları mesleğe yaklaşık 35 yaşlarında başlıyorlar. Konuyla ilgili Erbay, “Okulu bitirdikten sonra hekim adayları yine 4 ile 7 yıl gibi bir süre içerisinde aldıkları eğitim karşılığında alanlarında uzman olabilmek için çaba sarf ediyorlar.  Yaklaşık 35 yaşlarında mesleğe başlayan hekimler hayatlarını tehlikeye atarak toplum için büyük fedakârlık yapıyorlar. Bu durum kişisel bir değer değildir. Hekimlik tamamen toplumun bir değeri haline gelmiştir. Alanlarında uzman olan hekimler pandemi döneminde hayatlarını tehlikeye atan meslek gruplarından biridir. Hayatlarından büyük bir fedakarlık veren hekimlere uygulanan şiddet kabul edilemez” ifadelerinde bulundu.

“DÜNYANIN HER YERİNDE SAĞLIK ÇALIŞANLARINA ŞİDDET UYGULANIYOR”

Ülkemizde hemen hemen her gün bir kadının öldürüldüğü bu zamanlarda şiddetin çok boyutlu olduğu görülüyor. Özellikle sağlık çalışanlarına uygulanan şiddetin çok yönlü olduğunu belirten Erbay, “Sağlıkta şiddetin siyasi ve sosyolojik yönünün yanı sıra psikolojik ve eğitimsel yönü de var.   Hekime uygulanan şiddet sonucunda vatandaşın ' doktor da bunu hak ediyor' demesi oldukça üzücü. Uygulanan şiddetin psikolojik, eğitimsel ve adli yönlü olduğunu biliyoruz. Bu durum kadına şiddet gibi çok faktörlü bir durum.  İlk okullarda, liselerde ve üniversitelerde bu tür olaylara ilişkin eğitimler verilmelidir. İnsanlar hekimlere, kendilerini daha sağlıklı bir şekilde ifade ederlerse şiddet denen olgu ortadan kalkar. Özellikle çocuklara yönelik eğitim verilirse, ülkede kadına şiddet de hayvana şiddet de kalmaz. Eğitim olmazsa olmazdır. Eğitim her zaman ve herkese gerekiyor” dedi.

 

“UYGULANAN ŞİDDETE ALIŞMAMALIYIZ!”

Televizyonlarda ve sosyal medya platformlarında yayılan şiddet görüntülerinin, şiddet uygulamaya meyilli kişileri cesaretlendirdiğini belirten Erbay, “Şiddet olayları duyuldukça artıyor. Şiddet, şiddeti doğuruyor. Sağlıkta şiddet yasasının düzenlenmesini istiyoruz.  Her sağlıkta şiddet olaylarında, ölümler oldu ve birçok doktoru kaybettik. Bıçaklanan, dövülen, darp edilen doktorlara yapılan bu şiddetin önüne bir an önce geçilmeli.  Uygulanan şiddete alışmamalıyız. Cinayet haberleri duyuldukça katil ruhlu kişilere örnek teşkil ediliyor. Yaklaşık 1 buçuk ay önce CHP bir önerge verdi. Daha sonra bu önerge reddedilip iktidar parti tarafından tekrar çıkarıldı. Bu yasa bir ilerlemedir. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 100. maddesine bağlanmasının eksik olduğu yönünde yorumlar var. Ama sonuçta sağlıkta şiddete yönelik bir yasa çıktı ve bizler bu yasayı olumlu değerlendiriyoruz. Hukukçu hekimler ve avukatlar böyle bir yasaya gerek olmadığını söylüyorlar. İnsan Hakları diye bir şey var ve bu yasalarla korunuyor. Sağlık personeline şiddete karşılık bir yasaya gerek yok. Buradaki sorun uygulayıcılarda yani hakim ve savcılarda.  Hakimler ve savcılar toplumun ilkel bakış açısıyla bakıp doktor da hak etmiştir algısına göre hareket ediyorlar. Bu işi önemsemeyip ya da ön yargılı davranıp şiddet uygulayan kişileri serbest bırakıyorlar. Şiddetin sonucunda ne olursa olsun serbest bırakılıyorlar. Adliye'de bir hakime ya da savcıya jiletle yad da ustura ile saldırılsa serbest kalma olasılığı çok düşük. Sağlık çalışanlarını önemsemiyorlar ve hekimlerin bir suçlu olduğunu belirtiyorlar” ifadelerini kullandı.

FATMA TEKEŞ- ÖZEL HABER

 


Bunları gördünüz mü ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web