Denizli 32°C
18 Eylül 2019 - Çarşamba

KADINA ŞİDDETİN  NEDENİ; “ERKEKLİK KRİZİ”

2019-08-20 06:53:12 |
Gökhan Karaıslı
KADINA ŞİDDETİN   NEDENİ; “ERKEKLİK KRİZİ”

Günümüzde kadınların eğitim seviyesinin ve ekonomik gücünün artmasıyla birlikte, evlilikte klasik kadın ve erkek rollerinin değişmeye başladığına işaret eden Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim ÜyesiDoç. Dr. Barış Erdoğan, evliliklerde rollerin yeniden müzakere edilmeye başladığını söyledi. Kadınların güçlenmesiyle birlikte, kadına yönelik fiziksel şiddetin bir süre daha artma trendinde olacağını kaydeden Erdoğan, bu sorunun çatışma ve müzakere yoluyla fiziksel şiddete varmadan çözüme kavuşturulması gerektiğini vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Erdoğan, modern topluma geçişle beraber, erkeklerin eski güçlerini kaybettiklerine dikkat çekerek şunları söyledi: “19. yüzyılın öncesinden, şimdiki dönemlere kadar, ekonomik güç erkeğin elindeydi, dediği dedik her şeyi yapabiliyordu ve bu düzenin içinde de kadınlara birtakım roller biçilmişti. Herkes rolünü oynuyordu, bir sorun yoktu. Zaman içinde artan eğitim imkânlarıyla kadın erkek eğitimi arasındaki fark kapanmaya başladı. Birçok alandaki farklılıklar gitgide kapanmaya ve erkekler bu durumu kabullenmemeye başladırlar. Çünkü eski roller yeniden müzakereye açılmaya başlandı. Artık kadınlar bilinçli ve o bilinç hep ileriye gidecek. Diğer taraftan, artık kadının da ekonomik gücü var. Daha önce erkek para getiriyor ve ekonomik doyumu sağlıyordu aileye. Bu durum artık eşitlenebilir hale geldi. O zaman da rolleri yeniden müzakere etmek gerekiyor.”

“KADIN SAVAŞ AÇMAYA BAŞLADI”

Erkeğin, toplumun binlerce yıldır kendisine biçmiş olduğu rolü, gücü kaybettikçe kriz yaşadığını ifade eden Doç. Dr. Barış Erdoğan, “Teknolojik gelişmelerle birlikte erkeğin kas gücüne olan ihtiyaç ortadan kalktı. Kadınlar her alanda güç ve mevki sahibi olmaya başladılar. İşte erkek her geçen gün kadın karşısında gücünü kaybettikçe kriz yaşıyor. Kriz yaşadıkça da yine o ataerkil, binlerce yıllık öğrenilmişliklerden gelen, bildiği en iyi yöntem olan fiziğini, fiziksel şiddeti kullanmaya başlıyor. Bir toplumsal gelişme var. Üretim araçları değiştikçe, bilişim geliştikçe değişim devam ediyor ama toplumsal normlar, öğrenilmişlikler bir günde değişmiyor. Bunun için kuşaklar gerekiyor. Çağımızda yaşanan erkeklik krizi kadına yönelik şiddeti daha görünür hale getirdi” diye konuştu.

Gelişmiş, sanayileşmiş ülkerlerdeki erkeklerin de henüz tam olarak bu gelişmelere ayak uyduramadığını belirten Erdoğan, “Daha az sanayileşmiş ülkeler tabii toplumsal cinsiyet ayrımcılığı noktasında daha geri noktada. Belki iki belki de dört kuşak sonra bu durum eşitlenecek ancak Türkiye’de kadının farkındalığı arttıkça, eğitim seviyesi ve gelir düzeyi arttıkça kadına şiddet en azından bir süre daha artma eğiliminde olacak. Çünkü kadın eşitsizliğin farkına vardı ve eşitlik içinmücadele etmeye başladı artık” dedi. 

“ÇATIŞMA FİZİKSEL ŞİDDETİ YOK EDER”

Müzakerenin olduğu yerde fiziksel şiddetin oluşmayacağını kaydeden Doç. Dr. Barış Erdoğan, şunları söyledi: “Aslında çatışmanın olması, şiddete varmadığı noktada iyi bir şeydir. Gerçek bir çatışma, müzakere edilebiliyorsa, fiziksel şiddet çıkmaz. Bunu düdüklü tencerenin içindeki buhar gibi de düşünebiliriz. Buhar birikiyor, birikiyor. Eğer gazını almazsak ne olur? Patlar.İlişkilerde böyle, ara sıra o gazların alınması lazım, zaman zaman içimizdeki o fırtınaları karşılıklı konuşarak, bazen de kavga ederek ama sözlü kavga ederek. Bu olursa şiddete gerek kalmaz. Yani çatışma fiziksel şiddeti yok eder.”

 


Bunları gördünüz mü ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web