Denizli 14°C
06 Aralık 2019 - Cuma

30 YILDA KÖŞE OLURUZ

2018-12-07 06:44:22 |
Abdullah GÖNÜLTAŞ
30 YILDA KÖŞE OLURUZ

Denizli Madenciler ve Mermerciler Derneği Başkanı Serdar Sungur, Türkiye’nin yer altı kaynakları bakımından zengin olduğunu, doğru teknik ve hukuksal kazanımlarla bürokratik engellerin ortadan kaldırılması gerektiğini bununla birlikte devlet ve özel sektörün ortaklığında da 30 yıl içinde ülkenin enerjide dışa bağımlılığının sona erdirebileceğini kaydetti.

Maden sektörünün giderek önem kazandığı günümüz dünyasında, Türkiye’deki madenlerin kullanımı yönündeki işlevselliğini ve acili yetini gazetemize değerlendiren Denizli Madenciler ve Mermerciler Derneği Başkanı Serdar Sungur, “Türkiye, yer altı kaynakları bakımından yüksek çeşitliliğe sahip bir kıta. Bunun yanında miktar olarak kesin bir şey söylemek mümkün değil. İstatistikî olarak konuşabilmek için teknik tespit ve bilimsel araştırmaların kesin olarak ortaya konması gerekir” dedi

Yer altı kaynaklarının önümüzdeki yıllar içersinde siyasi ve ekonomik anlamda önem arz edeceğini ifade eden Başkan Sungur, şu an ki durumda nasıl ki petrolü elinde bulunduran gücü nasıl elinde tutuyorsa, yer altı kaynaklarının farkında olan ülkelerinde aynı çizgide yürüyeceğini inandığını söyledi. Bunun yanında yer altı kaynaklarının kullanımına da dikkat çeken Başkan Sungur, milletler gelecekte söz sahibi olmak istiyorsa yer altı kaynaklarını iyi değerlendirmek zorunda olduklarını ifade etti.

ÖZEL SEKTÖRE YÖN VERMEK ZORUNDAYIZ

Günümüz koşullarında hiçbir milletin madensiz bir yaşam devamlılığı sağlayamayacağını belirten Başkan Sungur, “Türkiye’de madenciliğin gelişmesini sağlayacak tedbirlerin alınması ve desteklenmesi gerekmektedir. Keşfedilen her kaynak ve üretime geçirilen her
maden ülkemizin kalkınmasına hizmet demektir. Çevre ve insan sağlığına duyarlı bir üretim anlayışı ile maden zenginliklerimizi ekonomiye kazandırmalıyız. Bunun için devletle özel sektörle birebir gitmeli. Eğer özel sektörün önü açılır ve yeterli destek sağlanırsa 30 yıl içinde dışa bağımlılık son bulur” dedi

CARİ AÇIK MADENLE KAPANIR

Madencilik konusunda bürokratik ve siyasi engellerin son buldurulması ve hukuksal yeterliliğin sağlanması için devletin özel sektörde olası bir iyileştirme yapmasının doğru bir hamle olacağını konuşan Başkan Sungur, “Yer altı kaynaklarının çıkarımı konusunda devlete ait Maden Teknik Arama (MTA), Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, Etibank, MAPEK gibi kurumlar mevcut. Bunların yeterliliğinin sorgulanması çok önemli olduğunu düşünüyorum. Geldiğimiz noktaya baktığımız da devletin bu konu da özel sektörün önü açacak girişimlerde bulunmasının doğru olacağına inanıyorum. Kalkınma ve gelişim açısından önemli bir karar olur” diye konuştu.

Madenlerin çıkarılması ve işlenme konusun da devletin mali bir ivme kazanacağına dikkat çeken Başkan Sungur, “Devlet gereken teşvikin yanı sıra madenlerin işlenmesi konusunda da gereken sanayiyi inşa etmeye olanak tanırsa, hem madenlerimizi çıkarır hem de işleriz. Hal böyle olunca dışa bağımlılık son bulur ve cari açığımız enerji sektöründe kapanır” ifadelerini kullandı.

MADENLERİMİZİN FARKINDA OMALIYIZ

İçinde bulunduğumuz yüzyıl içinde yer altı kaynaklarının önemine de değinen Başkan Sungur, “Madencilik dünyanın en zor, en meşakkatli ve en riskli uğraşıdır. Günümüz koşullarında madensiz yaşam düşünülemez. Madencilerin yerin derinliklerinden bin bir meşakkatle çıkardığı madenler sayesinde yaşamımız modernleşmekte ve kolaylaşmaktadır. Hayatımızda bütün kullandığımız araç ve gereçlerimiz madenler sayesinde var. Onun için insanlar madenlerin kıymetini bilmeli” şeklinde konuştu.

BİREYSEL GÜVENLİK ŞART

Maden sektöründe çalışan emekçilerin durumunu hakkında da konuşan Başkan Sungur, “Yeryüzünün beklide en ağır sektörüdür madencilik. Çünkü Türkiye’deki madencilik Rusya’dan Arjantin’den farklıdır. Bu gibi bölgelerde ana damarı bulursunuz ve maden çıkarımına devam edersiniz. Fakat Türkiye’de kıvrımlar ve oluşan kırılmalar yüzünden belirli bir noktada çıkarım yapmak zor. Dolayısıyla fiziki şartları da düşündüğümüzde bu sektörde çalışan emekçilerin durumu çok zor... Emekçiler gerek sigorta, gerek ekonomik, gerekse iş güvenliği açısından garanti altına alınmalı ve denetlemelerin yapılması şart.”

Olası maden facialarında sadece işvereni suçlamanın yanlış olduğunu söyleyen Başkan Sungur, “ Prosedür belli, yasal düzenlemeler ve iş güvenliği hakkında gerekli tanzimler ortada hal böyleyken yaşanılan çoğu faciada tek taraflı olarak işvereni suçlamak yanlış olur. Elbette ki bunun tersi durumlar yaşamıyor muyuz, tabi ki yaşıyoruz. Mesela hiçbir güvenlik ve koruma olmadan yapılan kazılar yüzünden yaşadığımız bir sürü facia mevcut. Ama bunun yanında emekçiler de bireysel güvenliklerini temin edemiyorlar. Ne kadar iş güvenliği desek, ne kadar tedbir desek de buna uymayan emekçilerimiz de var.” Yasemin ORHAN-ÖZEL HABER

 

 

 

 


Bunları gördünüz mü ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web