Denizli 35°C
23 Temmuz 2019 - Salı

ATEŞLE KALAYIN TANGOSU

2018-12-18 11:18:33 |
Gökhan Karaıslı
ATEŞLE KALAYIN TANGOSU

Yelda DURDU'nun söyleşisi..

 “Galeyci geldi haanıımm”  Bunu yeni nesil pek bilmez. Eskiden mahalle aralarında bu sesi duyduğu zaman annelerimiz tencere, tava, çaydanlık sesleri ortalığı yıkardı. Kalaycıyı kaçırmamak için telaşa kapılırlardı. Sokağın bir köşesinde, yerde tezgahını kuran kalaycılar bizim tencere, tavaları kalaylayıp parlatırlardı.

El ve at arabalarıyla köy köy, mahalle mahalle gezerlerdikalaycılar. Bakır mutfak eşyaları, üzerlerindeki kaplamanın soyulmasıyla birlikte zehir saçtığı için kalaylatırlardı.

Kıpkırmızı bir bakırı gümüş rengine çeviren sihirli bir meslekti kalaycılık,

Tarihçesi milattan önce 3000'li yıllara dayanan kalay bunca senedir insanlığa gelir sağlayan bir element olarak bilinir. Eski Türkler, bütün ihtiyaçlarını el becerileri ile karşılayarak hayatlarını devam ettirmekte idi. Kalaycılık da bu becerilerden biriydi. Türkler aşlarını kalaylı kaplarda pişirmeye özen göstermişler, yoğurtlarını kalaylı kaplarda mayalamışlar, düğün yemeklerini kalaylı leğenlerde ve kazanlarda pişirmişlerdir. Bronz elde etmek için gerekli olan kalay, maden kullanımının başladığı ilk çağlardan beri çok aranılan bir madde idi. Bu nedenle Çassiterıdess Adaları’ndan Yakın Doğu’ya kadar uzanan yoğun bir kalay ticareti başladı. Klasik çağda, bakır ya da pirinç eşyalar kalayla kaplanırdı. Orta çağda gümüş eşyalarının biçimlerini kopya eden kalay kaplar kullanılırdı. Ayrıca tartı aletlerinin yapımında da kalaydan yararlanılırdı. XVI. yy.da kuyumcular üretecekleri yapıtların kalaydan örneklerini yaparlardı.

Yüzyıllardır Türk kültürünün bir parçası olarak bilinen kalaycılık mesleği ise günümüzde yok olmak üzere. zorunda. Bu nedenle de bundan yaklaşık 20 yıl öncesine kadar kalaycılar ve kalaycılık mesleği revaçtaydı. Gelişen teknoloji ile birlikte, bakır eşyanın yerini krom, çelik ve alüminyum alışımlı mutfak ürünleri aldı. Kalaycılık, önceki yıllarda seyyar olarak da yapılırdı. kalaycılar, zamanla kentlerin ücra köşelerindeki dükkanlara kapandı,

İşte Denizli Kaleiçinde kendi çabalarıyla hala bu zanaatı yaşatmaya çalışanlardan biri Dilaver Coşkun.

Etrafında Pamukkale Üniversitesinden bir grup kız öğrencilerle konuşurken bulduk Dilaver amcayı.Onlarda kalaycılıkla ilgili araştırma yapıyorlarmış.PAÜ Geleneksel El Sanatları Bölümünden El Sanatları programı 1.sınıf gençlerimiz.Fotoğraf çekiyorlardı Dilaver amca cezveyi kalaylarken.Bizde karıştık sohbete;

-Dilaver amca kendini kısaca tanıtır mısın?

Aslen Denizli Goncalılıyım. 68 yaşındayım. 53 yıldır bu mesleği yapmaktayım.Çıraklıktan geldim bu mesleğe.Eskiden meslek olsun diye başladık.       

-Kalaycılık şu anda ne durumda?  Bu meslekten geçinebiliyor musunuz?

Kalaycılık zor zanaattır.İşçilik, sabır ve ustalık ister. Herkes beceremez. Ben emekliyim. Sadece vakit geçirmek ve üç beş kuruş harçlık olsun diye buradayım. Yoksa bu meslekle geçinmek  şu an  çok zor.

-Sizin de kalaycılık yaparken yetiştirdiğiniz çıraklarınız var mı?

Evet bizim de çıraklarımız vardı. Ama onlarda bıraktılar yapmıyorlar. Eskiden sadece toprak ve bakırdandı mutfak eşyaları, eziyetliydi. Şimdi ise daha iyi yenilikler var.Artık her şey paslanmaz çelik, porselen teflon ve granitten. O yüzdende kalaycılık unutulmaya yüz tuttu.

Kale içinde kalaycılık yapan 100 ün üstünde esnaf vardı. Şimdi ise 4-5 tane kaldık.Hem imalat, hem tamir hem de, kalay yapardık.Artık nostalji olan bu meslekteki Dilaver amcamızla sohbetimizden teşekkür ederek ayrıldık. Üniversiteli kız öğrencilerimizin deayrılmadan  bir isteklerini söylediler.PAU Geleneksel El Sanatları Bölümünün 4 yıllık olması.

 


Bunları gördünüz mü ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web